Kasım 01, 2010

Next Generation

Tez danismanim, melegim, terapistim, ondan nasil ayrilacagimi dusundugum de bile icim aciyan hocam Janet'la, tezim icin yaptigimiz son bulusmamizda hemen arkasinda duran kitaptan The Museum of Innocence ( Masumiyet Muzesi ) bahsettik uzun uzun. Sonunda cok kotu bir sey olacagini bilerek okudum her satirini dedi. Ben de oyle okumustum Orhan Pamuk'un bu harika romanini. Mutlu bir son beklemiyordum bu obsesif ask hikayesinden.

Sizi icine alip surukleyen, derin, zengin detaylarla suslu tasvirlerle yazilmis bir romani okurken alinacak zevkten daha ustun bir sey yok bana gore bu hayatta. Okuma aliskanligi once ailede baslar. O uzun, agdali, dizinin suresini uzatmak ve bu vesileyle daha cok reklam almak icin yazilan dandik repliklerle dolu dizileri bayila bayila izleyen ebeveynler bu aliskanligi cocuklarina nasil verecekler de bu guzel memleketimizin gelecek nesilleri okumaya, ogrenmeye aclik duymaya baslayacak bilemiyorum. Dil bilgisinden zerre kadar haberi olmayan, 500 kelime bize yeter de artar bile diye guduk konusan, sanki kendi anadilini harika konusuyormus gibi baska dillerden asirilmis kelimeleri, harfleri konusmasina sokusturan harika bir nesil geliyor arkamizdan gazamiz mubarek ola!!!

Kitaptan..

*Hayatimin en mutlu aniymis, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutlulugu koruyabilir, her sey de bambaska gelisebilir miydi? Evet, bunun hayatimin en mutlu ani oldugunu anlayabilseydim, asla kacirmazdim o mutlulugu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altin an belki birkac saniye surmustu, ama mutluluk bana saatlerce, yillarca gibi gelmisti. 26 Mayis 1975 Pazartesi gunu, saat uce ceyrek kala civarinda bir an, sanki bizim suctan, gunahtan, cezadan ve pismanliktan kurtuldugumuz gibi, dunya da yercekimi ve zamanin kurallarindan kurtulmus gibiydi.

*Onu kollarimin arasina alir almaz hissettigim huzuru nasil anlatmali? Gozyaslari ancak tek bir kisinin kucaginda dinen bebeklere oldugu gibi, icimi derin, yumusacik ve kadifemsi bir mutluluk sessizligi sarmisti.

*Ama dikkat et, cok cekmis gibi duruyor. Tabii ben bilmem, ama icindeki ofke, kin, neyse artik, hayatinizi zehirlemesin.

9 yorum:

  1. "Bilseydim, bu mutlulugu koruyabilir, her sey de bambaska gelisebilir miydi? ". Bu hatalı bir cümle. Aslında da bu şekilde miydi? Eğer öyleyse, Pamuk imladan bihaber demektir.
    Bu arada modellere taş çıkartan bir vücuda sahipsin be Deniz cim, tu tu maşallah..

    YanıtlayınSil
  2. Sevgili Deniz, o kadar hak veriyorum ki sana, kitap okuma alışkanlığının gitgide yok olduğu, çocukların edebi eserlerin adlarını dizilerden öğrendiği bir dönemdeyiz maalesef:( Herşey ebeveynlerde bitiyor tabiki ama çevresel faktörler de etkiliyor:( bir de şu ingilizce kelimeleri Türkçeymiş gibi kullanıp kendini kültürlü ve entel zanneden insanlara deli oluyorum, söylemeden edemeyeceğim. Bizim zaten harika ve zengin bir dilimiz var, rahatsız olmak kelimesi varken neden irite oldum denir ki? veya yorum kelimesinin Türkçe karşılığı varken "Bu konuda herhangi bir comentte bulunmayacağım" derken acaba kişi daha mı artistik, daha mı entel, kültürlü hisseder kendini? çok gülüyorum aynı oranda kızıyorum da:)) sevgiler...

    YanıtlayınSil
  3. bayıldımmm! baştan aşağı süper!

    YanıtlayınSil
  4. Esra evet aslinda da oyle! Onun o kadarcik hakki olsun ama ;) cok uzun ve devrik cumlelerin kacinilmaz kaderi! Tesekkur ederim iltifat ediyorsun :)

    Derya hepimiz yapiyoruz zaman zaman ama minumuma indirmeye calismak lazim :( Sevgiler benden...

    Queec tesekkur ederim ;)

    YanıtlayınSil
  5. Cok dogru bir tespitte bulunmussun, malesef dilimize giren yabanci kelimeler her gecen gun artmakta ve bunlari topluma ornek olmasi gereken kisiler bile SIKlikla kullanmaktalar.

    Buarada stilini ve kiyafetlerini begenerek her gun takip etmekteyim. Bana ilham veriyorsun, vintage hastaligi bana da bulasti, ama ben Amerika'da kucuk bir kasabada yasamaktayim, burda cok vintage magazasi yok, ben de internetten aliyorum vintage parcalar. Keske hepsi bende de sendeki kadar guzel dursalar.

    Bu postunda kiyafetlerinin nerden oldugunu belirtmemissin, belirtirsen sevinirim.

    Tezinde ve mezuniyet hazirliklarinda basarilar ve stressiz gunler diliyorum.

    YanıtlayınSil
  6. ahahahaha Denizciğim benim demek istediğim bu değildi, sanırım yanlış anlaşıldı, yer etmiş kelimelere lafım yok, herkes kullanıyor, ben de tdk gibi o olmaz bu yanlış diyenlerden değilim, çok yüzeyselim hatta, sadece geçenlerde bir tv programında ünlü bir ablamız dikkatimi çekti de, yani olmayacak kelimeleri kullanıyordu, sözüm bu şekilde konuşanlara, yoksa minimum, maksimum bunlar dediğim gibi yer etmiş artık:))) Bir de yurt dışında yaşayanları tenzih ediyorum, ister istemez kaçabiliyor, umarım kimseyi kırmamışımdır:) sevgiler...

    YanıtlayınSil
  7. Derya gordugun gibi ben de yukarida minumum diyerek yaptim bu hatayi :( cok cabalamak lazim girmisler yerlesmisler dilimize! Hemen duzeltiyorum cumlemi ===> Derya hepimiz yapiyoruz zaman zaman ama en aza indirmeye calismak lazim ;)

    YanıtlayınSil
  8. Sule merhaba! Bana mail atarsan sana Amerika'nin bu berbat kucuk kasabalarinda da belki bir seyler bulabilecegin birkac sir vermek isterim ;) Vintage, 2. el tutkusu bir virus zaten insanin vucuduna girmeyegorsun kurtulmasi cok zor!!! Kombindeki pullu ceket, kemer ve kupeler vintage, deri tayt gectigimiz sezon urban outfitters, ayakkabilar ise Aldo'ya ait. Iyi dileklerin icin cok cok tesekkur ederim ;)

    Derya estagfurullah! Ben anladim seni ;) Bence biraz cabayla her kelimenin karsiligi bulunabilir zengin Turkcemizden. Aslinda tam tersine bizde var olan harika kelimelerin karsiligi tam olarak yok Ingilizcede gecen gun Elif Safak yazmis aynen aktariyorum:

    Oyle kelimeler var ki Turkce'de bir baska dile kolay kolay ceviremezsin, ayni tadi bulamazsin, "edep" gibi, "dost" gibi, "muhabbet" gibi...

    YanıtlayınSil
  9. sapir whorf teorisi, kesinlikle teoriden öte!
    sosyoloji okuduğum ilk seneden beri iddia ediyorum bunu:
    'dil, düşünceni yapılandırır'
    aslında biz ne sanarız hep, düşünce dili yapılandırır sanarız, değil mi? ama hayır.
    önce diline ve kültürüne özgü kelimeler ve anlamlar beyninde yer eder. sonra sen bunları kullanmaya, düşünmeye yönelirsin. dili kullanış biçimin algını ve düşünceni etkiler yani.

    YanıtlayınSil