Aralık 26, 2010

Winter Sun





Hi everyone! I am back after being silent for a while but all was for good. I finally finished my masters in Political Science. It's been quite stressful but everything turned out just fine. You can also follow me from my recently opened FACEBOOK PAGE. I'll have little surprises for those of you who "Like" my blog's facebook page. It feels great to be back again. Stay tuned!

Herkese merhaba! Uzun zaman oldu gorusmeyeli degil mi? :( umarim herkesin keyfi yerindedir. Malum Turkiye'de yasanan abuk subuk yasaklamalar nedeniyle bloglara ve bazi internet sitelerine donem donem erisim engellenmekte. Gectigimiz yildan beri bizlere yasatilan bu sacmalik sebebiyle bir sabah uyandigimda yine bloguma ulasilamadigini ogrenince!! zaten inanilmaz stresli bir donemden gectigim icin her sey duzelene kadar blog dunyasina minik bir ara vermenin dogru olacagini dusunup sizlere haber bile vermeden bloguma erisimi bu defa kendim engelledim. Bugune kadar bana yolladiginiz guzel mailleriniz icin, sizleri biraktigimi dusunup yaptiginiz geri don cagrilariniz icin, bu blogu neden actigimi bana hatirlatip gonderdiginiz pozitif enerji ve tezimle ilgili iyi dilekleriniz icin sizlere cok cok cok tesekkur ederim. Sizleri ve bu blogu birakip gitmeye hic niyetim yok bunu bilmenizi isterim. Bu blog hayatimin bir parcasi ve ben de yapi olarak bir seylerden kolay kolay vazgecen biri degilim.

Neyse gelelim sizden uzakta gecen son bir ayimda neler yaptigima. Lanet olasi mukemmelliyetcilik takintim sebebiyle tez danismanimi da bu tehlikeli oyunun icine katarak, yok basligi icime sinmedi yok burasi biraz zayif mi kaldi ne? diye tezimi sunacagim 8 Aralik tarihine sadece 5 gun kala yani 3 Aralik gunune kadar cok stresli ve keyifsiz bir donem gecirdim. Bu surecte, yanimda T olmasa kac panik atak nobeti gecirir, kac kez acil servise kaldirilirdim bilemiyorum ama atlattim. 3 Aralik Cuma sabahi, tezin son halinden olusan birer kopyayi 3 hocamin posta kutusuna biraktiktan sonra eve donerken anladim aslinda son donemde kendimi nasil yiprattigimi. Neyse tezi teslim edip 2 gun boyle mutlu mesut gezdikten sonra bu sefer de 8 Aralik Carsamba gunu saat 2'de yapacagim tez savunmamin heyecani dustu yuregime ki bu donemi ne siz sorun ne ben soyleyeyim. Dunyanin en iyi kalpli, en komplekssiz, insani asagilara cekmek icin degil ilerilere goturmek icin cirpinan ve maalesef ben Turkiye'de yasarken karsima cokca cikmayan, gercek akademisyen ruhlu hocalarimin 2 senelik iyi hallerini bir anda birakip bana dunyayi dar eden hallerini, sorularini gordum her gece ruyamda! Boyle TV'deki yarisma jurileri gibi karsima gecip -Bu tez olmamis Deniz! dediklerini hayal edip kendimi hep en kotuye hazirladigim bu surecin sonunda "Buyuk Gun" geldi catti ve hocalarimin karsisinda konusurken buldum kendimi bir anda. Kabuslarimda beni zorlayan hocalarin yerine tezimde elestirdikleri minicik noktalar icin bile benden 1000 kez ozur dileyen melekler vardi karsimda ve yaklasik 1 saat 45 dakikalik bir "KIBRIS SORUNU" tezi savunmasinin sonunda, hocalarim beni odanin disarisina cikartip bir 15 dakika da kendi aralarinda tartistiktan sonra -Tebrikleeer! diye seslenerek beni odaya geri cagirdilar. T fotograflarimizi cekti, ben onlara sarildim, onlar beni kucakladi ve ben hep yaptigim gibi, hayatimin bir doneminin daha kapanmasini gozyaslarimla muhurleyerek odadan ciktim. Sozun kisasi, 2 senelik karsiliksiz ogrenim bursumla, Lehigh Universitesi'nde yapmis oldugum Politika masterimi bitirmis bulunmaktayim, cok mutlu ve gururluyum, sizlerle de paylasmak istedim :)

Not: Sonunda blogumun FACEBOOK SAYFASINI actim. "Like" simgesine tiklayip da blogumu sevenlere bazi surprizler planliyorum haberiniz olsun ;)

Simdilik benden bu kadar!

Jacket\Ceket: Mango
Jean\Jean: Express
Boots\Cizme: Miss Sixty
Bag\Canta: Vintage Gucci
Gloves&Sunglasses\Eldiven&Gozluk: Urban Outfitters

Aralık 22, 2010

Human Nature



Velvet Jacket: Adrienne Vittadini
Pants: H&M
Bag&Gloves:
Second hand
Rings&Butterfly necklace&Fur collar: Vintage
Boots: Tommy Hilfiger
Glasses: Ray Ban Sunglasses: Christian Dior

Aralık 01, 2010

Ice Ice Baby






I spent so many hours on watching movies this weekend, and now I am having difficulty in coming back to real world. By the way, did I tell you before how much I hate Mondays?

Hafta sonu o kadar cok film izledim ki gercek hayattan tamamen kopmus durumdayim su an. Temizlenmesi gereken bir ev, atilmasi ya da duzenlenmesi gereken bir yigin cer-cop beni beklerken, evet ben oturdum, bir suru film seyrettim ve hic pisman degilim.
Bu arada size daha once Pazartesilerden nefret ettigimi soylemis miydim?



Fur jacket & Fur hat & Sequined sweater & Purse: Vintage
Heart shaped sunglasses: Second hand
Pants: Gap
Boots: Tommy Hilfiger

Kasım 27, 2010

Black Friday







Hi everyone! If you live in the US you must be enjoying one of the very very few holidays as we speak. My love is home since Wednesday night and we've seized every minute of it. Anyway, today was Black Friday, which reminds me a terrible experience 5 years ago. We enjoy great quality items with bargain price like everybody else and decided to go to one of this premium outlets. All vendors had good deals and like this was not good enough, they offer this morning hour special with additional discounts. Before the shopping frenzy we slept 3 hours and woke up around 10 pm and took off. Everything was alright except for the last 20 miles, where the traffic horror took over. 20 miles in 10 hours with all other miserable bargain hunters in a three-lane road, no kidding! That's not all! When we arrived we couldn't find any parking spots, so we decided to go back but since we were tired to death, we parked at the first McDonalds we found on the gps, slept for couple minutes, drank "I don't know how many cups of" coffee, two red bulls and moved on. When we finally came home we slept 22 hours straight. It was literally BLACK FRiDAY for us :( After 5 years we must have forgotten how terrible that experience was and took another outlet shot. Recession showed this time, no traffic and slight parking spot war. We arrived and we remembered how we hated this event, spent 1 hour, visited 5 shops and I bought this $7 BCBG top and came home and slept. I hate Black Friday and I never, never and ever go one more time I swear to God. God, please give me the will not to breach our agreement again!


Herkese merhaba! Nasilsiniz gorusmeyeli? Ben bomba gibiyim zira tezimi son kontrol icin hocama teslim ettim ve su ara tek yaptigim ondan gelecek cevabi heyecan icinde beklemek. Bu arada tabii siz bayram tatilinizi yaptiniz bitirdiniz ama soylemesi ayiptir 2 gundur de biz tatildeyiz, hafta sonuyla birlesince toplamda 4 gunluk bir tatil soz konusu olan ama cocuklar gibi pek mutluyuz sormayin. Bugun burada Amerikali'larin deyimiyle Black Friday, Turkce'ye cevirirsek Kara Cuma diyebilecegimiz bir alisveris faaliyeti soz konusuydu. 5 yil onceki aci tecrubemizden beri katilmadigimiz bu faaliyet, seytanin sevgilimin aklini celmesiyle bu sene yine gundemimizdeydi. Neyse once 5 sene onceki "Kara Cuma" dan bahsedeyim size. O gun, 3 saat uykuyla ciktigimiz outlet macerasinin son 30 kilometresine gelene kadar her sey yolunda gozukuyordu ama iste o son 3o kilometrelik yolu biz toplam 10 saatte tamamlayabildik. En sonunda vardigimizda ise park edecek yer bulamayip hicbir yere ugrayamadan geriye donduk. Yolda durdugumuz ilk McDonalds'ta kac kahve ictigimizi hatirlamiyorum ama 20 dakika uyuyup, dev boy buz dolu bardaklarin icine doldurdugumuz ikiser Red Bull'la gecen berbat yolculugumuz bitip de eve vardigimizda araliksiz 22 saat uyudugumuzu cok net hatirliyorum. Gercek bir KARA CUMA olarak travmatik bicimde hafizalarimiza yer etmis bu etkinlik buradaki ekonomik krizden etkilenmis olacak ki dun ne trafik ne de park savasi yasandi gittigimiz outlette. Ama kalabalik, Coach/Juicy Couture gibi magazalarin onunde o buz gibi havada iceriye girmek icin sirada bekleyen ergen kizlar var ya iste onlar tum alisveris istahimi kapatti ve biz toplamda 5 magazaya ugradiktan sonra ( 1'i elektronik, 1'i de kis sporlari) esas gitme sebebimiz magazanin saat sabah 6'da acilacagini ogrenmemizle birlikte orada gecirdigimiz 1 saatin ardindan elimizde 7 dolara BCBG magazasindan aldigim goz alici pembe!!! ipek bluzumla birlikte eve donup uyuyarak bitirdik geceyi. Kara Cuma' lardan nefret ediyorum ve once kendime sonra Allah'a soz veriyorum ki bir daha asla ama ASLA bu alisveris faaliyetine katilmayacagim.

Silk blouse&Suede skirt&Belt&Gloves&Earrings: Vintage
Trenchcoat:
Nicole Miller Bag: LV
Shoes:
Enzo Angilioni Sunglasses: Urban Outfitters

Ipek bluz&Suet etek&Kemer&Eldiven&Kupe:
Vintage
Trenckot: Nicole Miller Canta: LV
Ayakkabi:
Enzo Angiolini Gunes gozlugu: Urban Outfitters

Kasım 22, 2010

Rasta


When Gwen Stefani started her line L.A.M.B years ago I got so excited and grabbed this rasta colored brown leather bag from her first collection. Years passed and I'm still in love with it.

Gwen Stefani yillar yillar once L.A.M.B ( love.angel.music.baby) adinda bir markayla moda dunyasina giris yapacagini acikladiginda; en fazla heyecanlananlardan oldugumu soyleyebilirim herhalde. Kadina, tavrina, tarzina bayildigim icin bana gore onu en iyi yansitan parcalardan birini, rasta renkleriyle suslenmis bu kahverengi deri cantayi ilk kolleksiyonundan kapmistim. En az 5 sene gecmistir uzerinden hala cok severek ve benim tarzimi yansittigini dusunurek kullaniyorum. Boyle bana seneler sonra pismanlik yasatmayan alislarima ise ayrica bayiliyorum :)
Bu hafta biraz gec kaldim ama hepinize harika bir hafta diliyorum. Benimki her sey yolunda giderse yorucu ama harika gececege benziyor. Islerim yolunda gitsin diye sans dileyin bana olur mu?


Jacket
\Ceket:
Calvin Klein
Jeans\Jean: Vintage Levi's 501
Boot\Bot: Tommy Hilfiger
Cap\Kasket: Brixton
Necklace\Kolye: Vintage
Watch\Saat: Michael Kors
Sunlasses
\Gozluk:
Betsey Johnson
Bag\Canta: L.A.M.B

Kasım 20, 2010

Autumn Leaves


Hi! I hope everything is well with you. I'm busy like crazy but I feel great about finishing my degree. The weather is not good where I live these days so photos belong to last week. I found this vintage jacket in my favorite store last month and I'm in love with the details and the fabric; it is so me. Have a nice weekend to all!


Herkese merhaba! Umarim hepiniz iyisinizdir. Benim tezle ilgili mesguliyetim son hiz devam etmekte. Sonunda tez savunmam icin gerekli 3 hocami ayarladim ve komitemi kurdum. Savunmam Aralik ayinda vuku bulacak. Dusunurken bile yutkundugum, bacaklarimin titredigi bu gune yaklastikca heyecanim artiyor ama sona yaklastigimi bilerek kendimi motive ediyorum dolayisiyla keyfim yerinde bu aralar. Burada havalar cok bozdu yukaridaki fotograflar gecen haftaya ait. Ceketi, surekli degis tokus yaptigim vintage magazasinda gecenlerde buldum. Kumasi ve ayrintilariyla tam benlik, siz ne dersiniz?






Jacket&Bag: Vintage
Leather skirt&Hat&Bustier: Urban Outfitters
Shoes: Aldo

Ceket&Canta: Vintage
Deri etek&Sapka&Bustiyer: Urban Outfitters
Ayakkabi: Aldo

Kasım 15, 2010

Sunday at Flea Market















KISA...KISA...

* Cumartesi ve pazar gunum kutuphanede gecti. Pazar gunu verilen yemek arasinda yakinlardaki bir antika pazarina gittim, fotograflar oradan.

* Eskiden daha dogrusu kucukken pecete ve siyah beyaz fotograf kolleksiyonu yapardim. Siyah beyaz fotograflara hala bayilirim. Insanoglunun sureti ve bakislarindaki degismeyi her gordugumde icim bir tuhaf olmuyor degil o ayri.

*1909 tarihli Metropolitan hayat sigortasi takvimine ise cok sasirdim. Niyeyse bir cirpida Ataturk'un o sirada kac yasinda oldugunu hesapladim?!?! Mekani cennet olsun!

* 18 yasima kadar yasadigim evin bodrum katinda bize ait ozel bir oda vardi esyalarimizi koymamiz icin. Iste o odanin hem kapisina hem de icerdeki duvarina abim, Elm sokaginda kabusun cocuk katili sapik Freddy'sinin yagliboya resmini yapmisti. Koskocaman hem de. Her girdigimde olup olup dirileyim diye. Zaten tum cocuklugum yukaridaki Freddy maketinin uzerinde gormus oldugunuz ancak abimin nereden bulduguna hala akil sir erdiremedigim cizgili kazagini giyerek ve Freddy gibi parmak aralarina sokusturdugu kahvalti bicakli haliyle beni sakaciktan!!! korkutmasiyla gayet saglikli!!! bir sekilde gecti.

*Benden simdilik bu kadar. Hepinize harika bir hafta diliyorum.

Kasım 14, 2010

Baby, It's cold outside




*One of my favorite jackets by
Charles Chang Lima.

*Favori ceketlerimden biri; Charles Chang Lima'ya ait.

Leather jacket\Deri ceket: Charles Chang Lima
Pants\Pantalon: Vintage
Boots\Bot: Dollhouse
Cap\Kasket: Kangol

Kasım 10, 2010

I Believe in Miracles


Jean Vest: Marc Jacobs
Sweater: Ralph Lauren
Pants: Gap
Boots: Tommy Hilfiger

Jean yelek: Marc Jacobs
Kazak: Ralph Lauren
Pantalon: Gap
Bot: Tommy Hilfiger

Kasım 02, 2010

Friendship




Genelleme yapmaktan/yapilmasindan hic hoslanmam ama dostluklara cok onem verilmiyor sanki artik. Ne bileyim aile, es, sevgili, cocuk hep 1-0 onde dostlara karsi, emek verme derecesinde hep en altlarda dostlar; en azindan benim gozlemim bu. Oysa oyle olmamali; seni oldugun gibi seven, sana deger veren, sirlarini paylastigin, yeri geldiginde omzunda agladigin ya da kahkahalarla guldugun, hayallerini anlattigin dostlarin da olmali hayatta. Dostun icin, canin konusmak istemese bile belki bana ihtiyaci vardir diye dusunup calan telefona Alo! demeli en azindan aramaya geri donmeli, sesi uzgunse onu keyiflendirmek icin ne yapacagini sasirmali, canin istediginde degil arada bir aramali, sormalisin. Sana dostum demeyi layik gormus birini bu denli hayal kirikligina ugratmamali, en azindan ugratmamak icin cabalamalisin. Sozun kisasi emek vermeli, ozen gostermeli dostluklara aynen ailemize, sevgilimize, esimize, cocugumuza, evdeki evcil hayvanimiza, bitkimize gosterdigimiz ozen gibi..

I don't like stereotypical statements but I think people no longer value friendships adequately. It seems family, spouses, significant others and kids are being prioritized over friends these days. To me, friends are equally important. You need friends for laughing, crying on her/his shoulder, sharing your secrets or your dreams. All they ask in turn is a little bit care.

Leather jacket:
Wilsons Leather Pants: Vintage Levi's
Silk Blouse: Fletcher By Lyell
Pin&Belt&Bracelet&Fur hat&Earrings: Vintage
Sandals: Sam Edelman
Sunglasses: Vintage Christian Dior

Kasım 01, 2010

Next Generation

Tez danismanim, melegim, terapistim, ondan nasil ayrilacagimi dusundugum de bile icim aciyan hocam Janet'la, tezim icin yaptigimiz son bulusmamizda hemen arkasinda duran kitaptan The Museum of Innocence ( Masumiyet Muzesi ) bahsettik uzun uzun. Sonunda cok kotu bir sey olacagini bilerek okudum her satirini dedi. Ben de oyle okumustum Orhan Pamuk'un bu harika romanini. Mutlu bir son beklemiyordum bu obsesif ask hikayesinden.

Sizi icine alip surukleyen, derin, zengin detaylarla suslu tasvirlerle yazilmis bir romani okurken alinacak zevkten daha ustun bir sey yok bana gore bu hayatta. Okuma aliskanligi once ailede baslar. O uzun, agdali, dizinin suresini uzatmak ve bu vesileyle daha cok reklam almak icin yazilan dandik repliklerle dolu dizileri bayila bayila izleyen ebeveynler bu aliskanligi cocuklarina nasil verecekler de bu guzel memleketimizin gelecek nesilleri okumaya, ogrenmeye aclik duymaya baslayacak bilemiyorum. Dil bilgisinden zerre kadar haberi olmayan, 500 kelime bize yeter de artar bile diye guduk konusan, sanki kendi anadilini harika konusuyormus gibi baska dillerden asirilmis kelimeleri, harfleri konusmasina sokusturan harika bir nesil geliyor arkamizdan gazamiz mubarek ola!!!

Kitaptan..

*Hayatimin en mutlu aniymis, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutlulugu koruyabilir, her sey de bambaska gelisebilir miydi? Evet, bunun hayatimin en mutlu ani oldugunu anlayabilseydim, asla kacirmazdim o mutlulugu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altin an belki birkac saniye surmustu, ama mutluluk bana saatlerce, yillarca gibi gelmisti. 26 Mayis 1975 Pazartesi gunu, saat uce ceyrek kala civarinda bir an, sanki bizim suctan, gunahtan, cezadan ve pismanliktan kurtuldugumuz gibi, dunya da yercekimi ve zamanin kurallarindan kurtulmus gibiydi.

*Onu kollarimin arasina alir almaz hissettigim huzuru nasil anlatmali? Gozyaslari ancak tek bir kisinin kucaginda dinen bebeklere oldugu gibi, icimi derin, yumusacik ve kadifemsi bir mutluluk sessizligi sarmisti.

*Ama dikkat et, cok cekmis gibi duruyor. Tabii ben bilmem, ama icindeki ofke, kin, neyse artik, hayatinizi zehirlemesin.

Ekim 29, 2010

A Little Bit Red


Hi everyone! I know it's been a while since my last post and I'm afraid it will continue slowing down until December 9. Today, the weather was so beautiful here but I was home all day except for a quick stop for a 3000 calorie hamburger feast at Five Guys.
Thanks for stopping by.
Have a great week!

Herkese merhaba! Tezimin bitmesine cok az kaldi, ha bitti ha bitiyor derken gecen hafta tez danismanimla yaptigimiz toplanti sonucunda karar verdigimiz yeni ilavelerle bana Aralik 9'a kadar huzur yok maalesef! Blogumdaki yavaslama bir sure daha devam edecek anlayacaginiz. Neyse bayilttim sizi biliyorum bitmek bilmeyen tez sohbetimle!! hemen kesiyorum. Bugun hava harika olmasina ragmen tum gun evdeydim ben :( bir ara cok ihtiyacim olan!!! 3000 kaloriyi almak icin hamburgerciye ciktim o kadar. Bu vesileyle gecenlerde ikinci elciden buldugum kirmizi deri pantalonumu giyebildim. Ceket de aslinda ne zamandir giyilmek istenilenler listesinden, Stil Catcher blogunun tatli sahibi Itir'la bu yaz yaptigimiz Taksim turunda, Terkos pasajindan almistim. Benden simdilik bu kadar! Hepinize harika bir bayram tatili diliyorum. Benim yerime de bol bol dinlenin, eglenin olur mu?








Linen jacket: Top Shop
Leather pants: Second hand
Shoes: Urban Outfitters
Sunglasses & Necklace & Bracelet: Vintage
Belt: Target
Fedora: Bought from Italy
Purse: Vintage Yves Saint Laurent

Keten ceket: Topshop (Terkos pasaji)
Deri pantalon: Ikinci el
Ayakkabi: Urban Outfitters
Gunes gozlugu & Kolye & Bilezik: Vintage
Kemer: Target
Sapka: Italya'dan
Canta: Vintage Yves Saint Laurent