January 26, 2012

Baby Boy

Hi everyone! How is everything? I must admit I am very excited about writing this post. The first reason of my excitement is reuniting with my followers after a looong break, and the second reason is to share my little secret after I kept hiding from everyone for 29 weeks and 3 days. I am pregnant with a baby boy and if everything goes all right, I am going to hold my baby in my arms only 76 days later. It's an exciting journey but I must say I was not comfortable with my body at the beginning. I recently started to enjoy my pregnancy and decided to share my photos with you. That's all for now! Have a great weekend..

Herkese merhaba! Nasilsiniz? Itiraf etmeliyim ki bu posta baslarken blog yazmaya yeni baslamisim gibi heyecanlandim. Heyecanimin bir sebebi sizlerden bu kadar uzak kaldiktan sonra size kavusmakken, bir diger sebebi bunca zamandir blogu boslamama sebep olan kucuk, minicik sirrimi aciklamak. Once fotograflara bakanlarin coktan anladigi uzere karnimda minik bir can buyutuyorum, tam 29 hafta 3 gundur. Doktorumun soyledigine gore; eger her sey yolunda giderse tekmelerinden anladigim kadariyla tekvando\futbol meraklisi erkek bebegim 76 gun sonra kucagima transfer olacak. Tahmin edersiniz ki cok ama cok heyecanliyim. Bir sure daha cift olarak birbirimize, 2 kisilik hayatimiza, ozgurluklerimize doyma karari verip, askiya aldigimiz bir karardi bizim icin bebek sahibi olma fikri ama yukaridakinin daha farkli planlari varmis bizim icin, saygimiz sonsuz.

Paylasmakta neden bu kadar geciktigime gelince; ilk once bastaki riskli 3 ayi atlatmak istemistim sadece ancak daha sonralari buyuyen karnimla ve yeni vucudumla kendimi rahat\iyi hissetmemeye basladim. Kucuk yaslardan beri kilosuna dikkat etmeye calisan biri icin bir anda boyle gobekli bir kadina donusmek tahmin edersiniz ki alismasi cok kolay bir durum degil. Ancak yeni yeni bu halimi sevmeye, bunun gecici bir durum oldugunu kabullenerek tadini cikartmaya basladim desem yeridir. Bendeki bu degisim icin sevgili CAN arkadaslarim; Gizem, Aygul, Asu, Selma ve Sibel'e tesekkuru borc bilirim. Onlarin destek veren rahatlatan mailleri, telefonlari olmasa ben zor alisirdim bu fikre.

Durumum budur sevgili okuyucularim, artik siz de bu koca gobekli bloggeri bir 76 gun daha cekiceksiniz, eliniz mahkum ;) Simdilik benden bu kadar! Ama bir daha boyle uzuuun aralar vermeme sozuyle.. Herkese harika bir haftasonu diliyor, sevgilerimi yolluyorum. Siz de pozitif enerjinizi uzerimizden eksik etmeyin olur mu?







Leather jacket \ Deri ceket:
Kenna T
Silk shirt \ Ipek gomlek: Vintage
Bag \ Canta: Vintage YSL
Necklace \ Kolye: Vintage Lanvin
Watch \ Saat: Michael Kors
Jean \ Jean:
Levi's 501
Boot \ Bot: Dolce Vita

January 07, 2012

Positive Changes




Actim yine arayi degil mi? Nasilsiniz gorusmeyeli? Keyfiniz yerindedir umarim. Ben bugun uzun zamandir erteledigim doktor ziyaretimi gerceklestirdim. Doktorum strese bagli ulser suphesiyle Carsamba gunune anestezili endoskopi onerince tahmin edersiniz ki biraz moralim bozuldu. Eve gelince, once duzenli olarak yazdigim gunlugumu okudum daha sonra gunlugumun de bana verdigi ilhamla kendime asagidaki rehberi yazdim. Hani derler ya kelin ilaci olsa kendi kafasina surermis diye aynen o hesap, benim de hepsini uyguladigim soylenemez ama bu sene kararliyim doktor recetesi gibi uyucam bu listeye.

Huzur Recetesi

1) Gecmisi gecmiste birakin!
Gecmisteki olumsuzluklari akliniza getirip, tekrar tekrar yasamak ya da dusunmek sizi asagiya cekmekten baska hicbir seye yaramaz. Ne zaman akliniza sizi uzen ya da huzursuz eden bir sey gelirse; onu, sizi mutlu edenlerle degistirmeye calisin. Soylemesi kolay deyip kestirip atmayin, lutfen deneyin! Gercekten ise yariyor.

2) Buyutmeyin, kucultun!
Kucucuk sorunlarinizi dahi surekli onlari dusunerek buyutme egiliminiz varsa bu egilimi tersine cevirmeye calisin. Akliniza sizden daha buyuk dertleri olanlari; aclikla, savasla, caresiz hastaliklarla ugrasan insanlari getirmeye calisin. Bu yontemle sorunlariniz gozunuze cok daha kucuk gorunmeye baslayacak ve en sonunda yanlislikla sicak suda yikanmis yun kazak gibi coplugu boylayacak.

3) Buyuk beklentileri notrlerle degistirin!
Askta, arkadaslikta sozun kisasi hayatta hayal kirikligina ugratildiysaniz iyimser kalabilmek oldukca zor bunu kabul ediyorum ama en azindan sunu deneyebilirsiniz; * Hicbir seye ya da kimseye buyuk beklentilerle yaklasmayin bunun yerine tam olarak emin olana kadar notr kalmayi deneyin. Boylece eger hayal kirikligi yasarsaniz siddeti cok daha az olacaktir yureginizde.

4) Mukemmelliyetcilikten vazgecin!
Kimsenin hayati mukemmel degil, sizinki de olmayacak! Hayatin kusurlariyla guzel oldugunu kabullenin ve minicik, gereksiz detay ya da puruzlerle, kendinizi yormayin, uzmeyin!

5) Hayati once kendiniz icin yasayin!
Kimse icin kendinizi uzmeye degmez cunku hic kimse sizden daha degerli degil. Her zaman masanin bas kosesine kendinizi oturtun. Kimsenin sizi yonetmesine, kendi dogru ve yanlislarini size dayatmasina izin vermeyin. Hayati kendi kurallariniza gore yasayin baskalarininkiyle degil!

7) Sikayet etmekten vazgecin!
Eger bardagin yarisi bosculardansaniz bu hem size hem de sizi sevenlere zarar. Negatif negatifi ceker unutmayin. Yok siz eger negatif dusunmekten kendinizi alikoyamayanlardansaniz o zaman en azindan etrafinizdakilerle negatif dusuncelerinizi paylasmaktan vazgecin.

8) Kendinizi sevin, kendinizle barisin!
Siz kendinizi sevmezseniz baskasi sizi nasil sevsin? Birini mutlu etmek icin once kendiniz mutlu olmalisiniz bunu sakin unutmayin. Kendizi sevin hatta pamuklara sarin ;)

Benim huzur recetem bu. Sizin de akliniza gelen kucuk sirlariniz varsa paylasin olur mu?

Dress\Elbise: Ikinci el
Leather jacket\Deri ceket: Zac Posen (Target)
Gunes gozlugu\Sunglasses: Christian Dior
Backpack\Sirt cantasi:
Chanel
Hat&Boots\ Sapka&Cizme:
Urban Outfitters

January 01, 2012

1.1.2012

Have a Happy New Year, all!
Herkese harika bir 2012 diliyorum!




Coat\Palto: Burberry
Fur hat\ Kurk sapka: Vintage
Sunglasses\Gunes gozlugu: Christian Dior
Boot\Cizme: Franco Sarto
Clutch\Canta: Vintage
Gloves\Eldiven: Urban Outfitters

December 26, 2011

Deniz Baran Vintage

This post is for Turkish readers only! Have a good week :)

Herkese merhaba! Ara yine acildi biliyorum :( bu postu aylardan beri soz verdigim ve yine maalesef bugunlere kadar biraktigim, vintage ya da bana ait kullanilmis esyalarimin satisini yapacagim blogu sonunda actigimi size haber vermek icin yaziyorum. Bu linke tiklayarak DENiZ BARAN ViNTAGE satis blogu adresime gidebilir ve bugunluk 2 parcayla basladigim satis seruvenime ortak olabilirsiniz :) Odemeleri, dunyanin en guvenilir online sistemi Paypal uzerinden almayi planliyorum simdilik, kredi karti olan herkes bu guvenli siteden odemesini yapabilir. Bu arada $50 uzeri tum alisverislerde kargo ucreti tarafimdan karsilanacaktir yani $50 uzeri parcalarda, fotograflarin altindaki fiyat toplam odeyeceginiz fiyat olacak.

Bugun, dolabimin 2 gozde parcasiyla yani asagida giymis oldugum vintage deri casus trenckot ve Louis Vuitton'un Takashi Murakami isbirligiyle 2005 yilinda sinirli miktarda satisa sundugu kirazli speedy cantamla basliyorum satislara. Onumuzdeki 1 hafta boyunca 20-30 parca daha listelemeyi dusunuyorum. Bu parcalarin icinde vintage kurk ceket ve yelekler, kemer, kolye, deri ceket ve cantalar olacak. DENiZ BARAN ViNTAGE satis blogumu guncelledigimi ise BLOGUM, TWiTTER ve DENiZ BARAN FACEBOOK hesaplarimdan duyuracagim icin bu hesaplari takibe alirsaniz guncellemelerden hemen haberdar olabilirsiniz. Benimle iletisime gecerek odemeyi ilk yapan kisi parcaya sahip olacak. Haksizlik olmamasi adina ayirma gibi bir yontem maalesef uygulayamayacagim. Eger cok begendiginiz bir sey gorurseniz kararsizlik etmeyin zira fiyatlari belirlerken talebi gormek adina bazilari alis fiyatlarinin cok altinda olmak uzere bir fiyat politikasi izledim. Umarim bu blogu bekleyen herkesin bekledigine degecek parcalar listeleyip, sizi memnun edebilirim. Soru ve onerileriniz olursa buraya ya da satis bloguma birakabilirsiniz. Sevgiler, iyi haftalar..





Leather trenchcoat\ Deri trenckot:
Vintage
Blouse\Bluz: Express
Skirt\Etek: Mom made
Fedora\Sapka: Second hand
Belt\Kemer: Target
Bag\Canta: L.A.M.B
Boots\Cizme: Aldo
Sunglasses\Gunes gozlugu: Vintage Christian Dior

December 19, 2011

Ucurtmalar \ Elif Safak

En sevdiği renk mor olan kadın/ En sevdiği kelime "asi"/ En sevdiği oyun incitmek beni/ Hıncı, çocukluktan kalma bir yara izi gibi

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali/ Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı/ Ne gidebildik kendi yolumuza/ Rüzgarda savruk, başına buyruk/ Senle ben

Zamanı, yaralarla ölçen kadın/ Geçmişiyle kavgalı/ Gündüz isyankar/ Geceleri Tanrı’ya sığınan kız çocuğu/ Kırdığı kalpleri dizmiş ipe/ Gene en büyük zararı kendine

En sevdiği ses, çocuk sesi/ Güneşli, billur, neşeli/ Oysa, yıllar var ki kendi/ Anne olmayı istememiş/ Çekip gidebilmek için bir gün/ Geride ekmek kırıntıları bırakarak/ Kuşlar yesin diye ayak izlerini/ Kalmasın ne bir sızı ne kalp yarası

Sevişirken taşkın bir nehir/ Öpüşürken kor bir alev/ Uykusunda melek gibi masum/ Bakmaya kıyamadığım/ Kaç gece göğsünde uyuduğum/ Ama beraber uyanamadığım kadın

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali/ Ne beraber uçabildik, boşverip şu dünyayı/ Ne gidebildik kendi yolumuza/ Rüzgarda savruk, başına buyruk/ Senle ben

Her hasretten sonra/ Başka başka sevdaların kollarında/ Yemin etmişken bir daha konuşmamaya/ Gene bulup birbirimizi/ Sabahı olmayan gecelerde/ Aldatma pahasına sevdiklerimizi/ Ağlayarak seviştiğim kadın/ Senle ben ipleri dolaşmış uçurtmalar misali

İpleri dolaşmış uçurtmalar misali/ Ne beraber uçabildik, boş verip şu dünyayı/ Ne gidebildik kendi yolumuza/ Rüzgarda savruk, başına buyruk/ Senle ben

Teoman'dan dinle