Amerika'dan selamlar :) Hazirliklarla dolu inanilmaz yogun gecen bir haftanin ardindan bloga ve hayata daha organize olmus bir sekilde baslamak icin hazirim. Gorusemedigimiz bu kisa arada ev degistirdim, evimin dekorasyonunu tamamen yeniledim (daha dogrusu oglumun kendine zarar veremeyecegi sekilde tekrar duzenledim) ve oglumu haftada 2 gun yuzme kursu, 2 gun de sosyallesebilmesi amaciyla krese yazdirdim. Dogdugundan beri etrafinda cocuk olmadan tamami yetiskinlerle gecirilmis bir 18 aydan sonra bu hafta katildigimiz playdate'de o kadar mutlu oldu ki.. Bakalim bu yeni tecrube hayatimiza ne gibi degisiklikler getirecek??
Dolabimda ezici bir ustunlugu olan yesilin bu tonu, en sevdigim kumas cesidi ipekle birlesince hayir diyemedim bu sort tuluma. Genelde tercih ettigim boydan biraz kisa olsa da bu yaz icin sadece kemer, taki gibi kucuk degisikliklerle en cok kullandigim parca oldu. Guzel bir hafta hepimizin olsun, sevgiler!
Firsat buldukca cektigim yazlik kiyafetlerimi ancak sonbaharin geldigi su gunlerde yayinlayabilmem sanirim hayatimla ilgili sizlere verebilecegim en buyuk ipucu ;) Daha once bu elbiseyi Miami'de giymis hatta bloga post da yapmistim. Buradan bakabilirsiniz. Hepinize guzel kahvalti sofralarinda baslayan harika bir pazar gunu diliyorum. Sevgiler..
Uzun zamaan sonra yeniden merhaba! Yaz bitmek uzere ve ben 29 Mayis'da giydigim bu kiyafeti yeni paylasabiliyorum sizlerle. Belki ben zamani iyi kullanamiyorum belki de gunler cok kisa ama oglum dogdugundan beri hicbir seye yetisemiyorum ben. Ne zamandir gercek hayattan izole oyle gunleri devirirken; 11 yasindan beri hep "En iyi arkadas" statusunu korumus bir arkadasim 2 gunlugune bana geldi. Geceliklerimizi giyip, yattigimiz tek kisilik yataklarimizda 17 saatten beri konustugumuz halde bitiremedigimiz sohbetimizi karanlikta devam ettirmek, yutkunmadan, bunu anlatmali miyim? demeden hesapsiz, tereddutsuz bir dostla konusmayi o kadar ozlemisim ki. Gerilere gittik, yenilerden bahsettik derken anladim ki insan yas aliyor, buyumek zorunda kaliyor, sosyal kurallara gore davranmak zorunda birakiliyor ama aslinda hep ayni kaliyor. 14-15 yasimda uzuldugum, kirildigim, guldugum, agladigim, sinirlendigim ne varsa yine hep ayni. Uzulmeli mi sevinmeli mi bilinmez ayni kalmama ancak su da var ki hayat ve icindeki her renkle mucadele etmeyi ogrendigim bir gercek. Sizlere guzel bir haftasonu diliyorum. Sevgiler..
Ben, yesilin 1001 tonu icinde oglumu gezdirip, blog fotograflari cekerek dogaya sukrederken eve gelip sosyal medya sayesinde tum ciplakligiyla Taksim Gezi Parki'na yapilmaya calisan haksizligi izlemek tahmin edersiniz ki cok zor. Elimden; bu haksizliga, yanlisa biran once DUR! denmesini dilemekten, tepkilerini gosteren o harika kalabaliga tum pozitif enerjim, kalbimle uzaklardan destek olmak ve "Diren Gezi Parki" demekten baska hicbir sey gelmiyor maalesef. Cadirlari yakildigi, isiklari karartildigi, uzerlerine biber gazi puskurtuldugu halde polisin tacizi ve siddetine boyun egmeyen ve orada olmaya devam eden herkese cok tesekkur ederim! Iyi ki -Yaptim oldu! diyen bu zihniyete direnen ve -HAYIR! diyen sizler varsiniz iyi ki!
Yilin yarisini bitirip Haziran ayina geldigimize inanamiyorum!!! Ozellikle oglum dogduktan sonra zamanin hesabini tutamaz hale geldim. Yapmak istediklerim, yapilmasi gerekenler ve yapmak zorunda olduklarim olarak kaba hatlariyla listeyebilecegim her sey icin cok daha zamana ihtiyacim olsa da tam aksine zaman ellerimden akip gidiyor gibi hissediyorum. Neyse gelelim kiyafetime, puantiye temali bu kombini aksam ciktigimiz yemek icin sectim. Uzun zamandir giydigim en ayrintili kombin diyebilirim ;) Ozlemisim!
Fotograflar, dun yasadigim "YANKESiCi" hadisesinden birkac saat oncesine ait. Basima geleceklerden habersiz gulumsuyorum ancak sonrasinda gercekten cok uzuldugum bir gun yasadim. Twitter'den anlattim dun aslinda amaburadan sizlere de anlatayim. New York'taki ortagimin, beraber yaptigimiz ilk is sonrasinda bana hediye ettigi; nerede ortaya cikartsam istisnasiz bir kisinin -Nereden aldiniz? sorusuyla karsilastigim maddi degerinin haricinde manevi degeri de benim icin cok fazla olan cuzdanim, icindeki paralarla birlikte calindi. Daha once basima bir kez daha gelmisti aslinda bu yankesicilik hadisesi ama bu defa isin icine manevi degeri olan bir sey de girince cok keyfim kacti. Kolay kolay da unutulacak bir hadise degil hirsizliga ugramak. Bu defaki maddiyat haricinde yerine konamayacak anisi olan bir parcayi da icerdiginden ara ara kendini hatirlatip beni uzmeye devam edecek de bir potansiyele sahip maalesef.
Simdilik benden bu kadar! Guzel bir haftasonu bizlerin olsun..
Kiyafetim aslinda Sari+Kirmizi olmaliydi ama bir blog yazari olarak tarafsizligimi korumaliyim diye dusundum ;) Galatasaray taraftarlari icin guzel diger rakip takimlar icin ise oldukca nahos bir pazar gunuydu bugun. Kazanan tarafta olmak her zaman iyi hissettirir bu gayet normal de yenilgiyi hazmedebilme konusunda rakip takimlara ciddi bir egitim verilmeli diye dusunuyorum. Guzel bir hafta hepimizin olsun.
Saclarima kakul kestirdikten (ve hatta bir 10 yil daha boyle kullanmaya karar verdikten sonra), sapka koleksiyonuma soyle bir bakip; acaba bir daha sapka takamayacak miyim? diye hayiflanirken en azindan kasketlerimi bu sac modeliyle kullanabilecegimi anladim bugun :)
Bir gun gecikmeyle de olsa hepimize harika bir hafta diliyor, huzurlarinizdan ayriliyorum simdilik.
Yine annemin hediyesi bir elbiseyi; dolabima yeni ekledigim Marni kemer ve favori botlarimla birlestirdim bugun. Bana kendimi harika hissettirerek, yillar surecek bir ask yasayacagimizin tum sinyallerini verdi yeni elbisem :) Peki ya siz? Siz de begendiniz mi ?
Geldik bir hafta basina daha. Uzerimdeki her sey cok eskiden alinmis ama ilk kez biraraya gelmis parcalar. Gap'in bu model jeanlerini zamaninda kendime cok yakistirmisim ki !?!?! her renginden almisim. Jeanin beni 100 kilo gosterme ozelliginin!! :( yaninda harika bir rengi ve adeta bir penye hafifligindeki kumasi ayrilmamizi zorlastirsa da sanirim artik veda vakti geldi onlara. Guzel bir hafta bizim olsun..
Bazen birdenbire durup, donen dunyayi izlemeye koyuluruz ya; iste o zamanlarda benim kafamda hep ayni kisi sarki soyler "Tom Chaplin". Bana gore gelmis gecmis en iyi (Ingiliz) Rock grubu Keane'nin solisti bu adam; hayatimin fon muzigini, kafamin icinde donup duran playlisti senelerdir ele gecirmis durumda. Benim icin oyle ozel bir grup ki, oglum dunyaya gelirken hastane odasinda calmasi icin verdigim tum sarkilar da onlara emanetti. Dunyaya gelirken arka fonun Keane olmasinin etkisi var midir bilmem ama simdi oglum da onlara bayildigina gore, Keane tshirtlerimizi giyip, iyi bir festivalde, canli performanslarini onunla izlemek en buyuk dilegim. Klip biraz creepy kabul ama Keane "Bedshaped" bu pazar sizlerle paylasmak istedigim sarkilari.
Many's the time I ran with you down The rainy roads of our old town Many the lives we lived in each day And buried all together Don't laugh at me Don't look away
You'll follow me back With the sun in your eyes And on your own Bedshaped on legs of stone You'll knock on my door And up we'll go In white light I don't think so But what do I know? What do I know? I know
I know you think I'm holding you down And I've fallen by the wayside now And I don't understand the same things as you But I do
Nasil geciyor haftaniz? Kosusturmacayla gecen bir gun icin annemin hediyesi olan bu elbiseyi sectim. Disari cikmamla, ayakkabilarimi mini topuklu botlarimla degistirmem bir olsa da dolabimin en kiymetli ayakkabilarindan birini yarim saat de olsa giyebildim :) Guzel bir gun hepimizin olsun..
* Deniz'e Sor postlari cok birikti farkindayim ama inanin o kadar cok soru geliyor ki altindan kalkamaz hale geldim. Firsat buldukca bu postlari yapmaya devam edecegim. Zaten burada yayinlananlarin haricinde elimden geldigince herkese cevap vermeye calisiyorum ama veremediklerim de oluyor. Cevap veremediklerimden ozur diliyor ve anlayis gostermelerini rica ediyorum.